Dokuz aylık boykot


5 Nisan 1976'da rektörlüğe görev süresi dolan Tarık Somer'in yerine İnşaat Mühendisliği öğretim üyesi Prof. Dr. Ilgaz Alyanak atanmıştır. Alyanak, göreve gelişinin ardından önceki dönemde gerçekleşen olumsuz olayların tekrar etmemesi için ilk iş olarak öğrenci temsilcileriyle görüşmüş ve akademik kadroyla iyi ilişkilerde bulunmuştur. 10 Ağustos 1976'da iktidarda bulunan II. Milliyetçi Cephe hükûmeti, Aydınlar Ocağı Ankara Şubesi Başkanı Ahmet Sonel'in başkanlığında yeni bir Mütevelli Heyeti kurmuştur.

Heyet ile sürtüşmeler yaşadığını ve uyum içinde çalışamadığını söyleyen rektör Alyanak, 22 Aralık'ta heyete bir muhtıra vererek Mütevelli Heyeti Başkanı'nın görevden alınmasını istemiş; aksi takdirde kendi görevinden ayrılacağını bildirmiştir. Bunun üzerine Mütevelli Heyeti, Alyanak'ın rektörlük görevine son vermiş ve Metalurji Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof.Dr. Mustafa Doruk'u rektör vekilliğine getirmiştir. Bu karara öğrencilerden, eğitimcilerden, siyasilerden ve çeşitli birçok çevreden tepkiler gelmiştir.



A1 girişine giden yol.


13 Şubat 1977'de Mütevelli Heyeti, Prof. Dr. Hasan Tan'ı rektör olarak atamıştır. Bu karar oldukça büyük tepkilere sebep olmuş ve öğrenciler, MHP'lilerin yakından tanıdığını, Aydınlar Ocağı üyesi olduğunu öne sürdükleri rektör aleyhinde gösteri yapmaya başlamıştır. Tan, rektörlük binasına girerken bina taşlanmış, olaya dahil olan jandarma ile öğrenciler çatışmış, bir kısım öğrenciler yaralanmıştır. Ertesi gün dört rektör yardımcısı istifa etmiş, öğrenciler düzenledikleri forumda Hasan Tan'ı rektör tanımadıklarını belirtmiştir.

Öğretim üyeleri art arda istifalarını verirken Kimya, Maden, Elektrik Mühendisliği ve Fizik Bölüm Kurulları Hasan Tan görevden ayrılıncaya kadar öğretime ara verme kararı almıştır. Ord. Prof. Dr. Cahit Arf başkanlığında toplanan Akademik Konsey üyeleri de bildiri yayınlayarak "Tan'ın rektörlüğü görevini derhal bırakmasını zorunlu görmekteyiz" demiştir.

23 Şubat'ta Hasan Tan üniversiteyi 15 günlüğüne kapattığını açıklamıştır. Kararın üzerine sabah saatlerinde üniversiteyi işgal eden jandarma birlikleri, öğrenci girişini yasaklamış ve öğlene kadar yurtların boşaltılması çağrısını yapmıştır. Çağrıya sloganlarla karşılık veren öğrenciler, yurtları terketmeyeceklerini bildirmiştir. Araya giren CHP'li bir parlamenter grubu ile bazı öğretim üyelerinin girişimleri neticesinde öğrenciler hiç kimsenin göz altına alınmaması şartıyla yurtlardan ayrılmayı kabul etmiştir. 25 otobüsten oluşan bir konvoyla şehre geçen öğrenciler Atatürk Bulvarı'nda yol boyunca Hasan Tan'ı ve Mütevelli Heyeti'ni istifaya çağıran sloganlar atmıştır.

Ertesi gün 636 öğretim üyesi Tan'ın rektörlüğünü kınamış, okuldaki tüm dekan ve bölüm başkanları görevlerinden istifa etmiştir. Öğrenciler ve veliler ODTÜ'nün yeniden açılması için Danıştay'a başvurmuştur. Danıştay, 2 Mart'ta kapatma kararını iptal etmiş, üniversite ve yurtlar yeniden açılmıştır. Üniversitenin açılmasına rağmen rektör Tan, akademik takvime göre 3 Mart'ta son bulan güz döneminin uzatılması ve dönem sonu sınavlarının ertelenmesini, gereken sürede Akademik Konsey'e başvurulmadığını ileri sürerek onaylamamıştır. Bunun üzerine Akademik Konsey, öğrenciler ve öğretim üyeleri çeşitli bildiriler yayınlayarak sınavların yapılmasının mümkün olmadığını ve kimsenin sınavlara iştirak etmeyeceğini duyurmuştur.

28 Mart'ta Hasan Tan, "sömestr tatilinin başlaması ve tamirat yapılacağı" gerekçesiyle yurtları boşalttırmıştır. Sonrasında Tan'ın yeni yarıyıl için hazırladığı akademik takvim, Akademik Konsey'den onay almadığından 21 Nisan'da Danıştay tarafından iptal edilmiş ve bu karar üzerine Tan, 26 Nisan'da üniversiteyi kapatmıştır.

Tan, öğrenci taşkınlıklarını önlemek ve üniversite asayişini sağlamak için ODTÜ'ye yaklaşık dört yüz "işçi" almıştır. Üniversitenin öğrencilere kapatılmasının ardından idarî ve akademik personele saldırılar başlamış, saldırılardan bazılarının okula işçi adıyla giren kişiler tarafından yapıldığı kanıtlanmıştır. Kimya Bölümü öğretim üyesi Sevim Mete, dövülmüş; kafeterya işçisi Feramuz Demir, silahla yaralanmış ve tedaviye alındığı hastanede ölmüş; İnşaat Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Uğur Ersoy, taşlanmış; Siyaset ve Kamu Yönetimi Bölümü öğretim üyesi Korel Göymen'in evine patlayıcı madde atılarak binanın bütün camları kırılmıştır. Akademik Konsey ve öğretim üyeleri yaptıkları bildirilerle Hasan Tan'ın istifasını ve "ODTÜ'te işçi adı ile alınmış görünen, öğretim üyesi ve öğrencilere karşı tehdit unsuru" olarak görülen kişilerin okuldan uzaklaştırılmasını istemiştir.



Dokuz direkli anıt.


8 Haziran 1977'de Öğrenci Temsilcileri Konseyi (ODTÜ ÖTK) sözcüsü Ertuğrul Karakaya, ODTÜ'ye girerken üstünü aramak isteyen jandarmalarla tartışmış ve jandarma tarafından vurularak öldürülmüştür. Karakaya'nın vurulduğu ve günümüzde "A1 Girişi" olarak bilinen Eskişehir yolu üzerindeki giriş kapısı, uzun yıllar "Karakaya Kapısı" olarak anılmıştır.

22 Haziran'da Hasan Tan, rektörlükten istifa etmiştir. Bunun üzerine bildiri yayınlayan ODTÜ öğretim üyeleri, Mütevelli Heyeti'nin de görevi bırakmasını, yeni rektörün Akademik Konsey tarafından seçilmesini, Tan döneminde alınan "işçiler"in okulu terk etmesini ve üniversitede öğretimin bir an önce başlamasını istemiştir.

14 Temmuz'da dönemin Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk, kendi isteğiyle Mütevelli Heyeti'nden ayrılan beş üyenin yerine yapılan atamaları onaylamıştır. Yeni Mütevelli Heyeti'nin ODTÜ'de yaptığı ilk toplantıda odaya giren "işçiler"in taşkınlık yaparak üyeleri tehdit etmesi sonucunda toplantılar önce MTA Genel Müdürlüğü'nde, sonra Hacettepe Üniversitesi rektörlük binasında yapılmaya başlamıştır. Heyet, ilk iş olarak aralarında Nuri Saryal'ın da bulunduğu üç rektör yardımcısı atamıştır.

26 Eylül'de Mütevelli Heyeti Başkanı Ahmet Sonel istifa etmiştir. 5 Ekim'de Prof. Dr. Nuri Saryal, rektör vekilliğine getirilmiş ve 24 Ekim'de Akademik Konsey, üniversitenin 7 Kasım'da açılacağını duyurmuştur. 5 Kasım günü yurtların açılmasıyla beraber öğrenciler güvenlik kontrolünden geçtikten sonra yurtlara yerleşmeye başlamıştır. Hasan Tan'ın göreve gelmesiyle başlayan boykot dokuzuncu ayında son bulmuş ve üniversite, 7 Kasım 1977'de öğretime tekrar başlamış; ancak öğrenciler Tan döneminde okula alınan işçiler hâlâ uzaklaştırılmadığı için okula geleceklerini ancak derslere girmeyeceklerini açıklamıştır.

Okulun açılmasıyla birlikte idari personele yapılan saldırılar da tekrar başlamıştır. 13 Kasım'da öğretim üyeleri Metin Ger'in evine ve Ziya Aktaş'ın arabasına, 28 Kasım'da da rektör vekili Nuri Saryal'ın evine patlayıcı atılmıştır. 2 Aralık'ta rektörlük binasının etrafında forum için toplanan öğrencilere işçilerden bir grup, rektörlük binasının beşinci katından bomba atmış ve ardından ateş etmeye başlamıştır. 52 öğrenci yaralandığı olayda yaralı öğrencilerden İbrahim Baloğlu, kaldırıldığı hastanede hayatını yitirmiştir.

Olayın ardından Başbakan Yardımcısı Alparslan Türkeş ile görüşen rektör vekili Saryal, Tan döneminde alınan "işçiler"i üniversiteden uzaklaştırmıştır. Daha sonra 9 aylık boykotun anısına 9 direkten oluşan bir anıt, 2 Aralık'ta İbrahim Baloğlu'nun vurulduğu yere dikilmiştir. Boykotla geçen 9 ayda kaybedilen ders saatlerinin telafisi için Akademik Konsey, karar almış ve 1978 ile 1979'un yaz aylarında birer ek sömestr yapılmıştır.

Haziran 1979'da iki yıllık görev süresini tamamlayan Nuri Saryal'ın yerine İnşaat Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi ve eski rektör yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Kıcıman rektörlüğe atanmıştır.